OF HALK EĞİTİMİ MERKEZİ

CUMHURİYET MAH NO:2 OF/TRABZON TEL:0462-771-51-62

YÖRESEL KELİMELER

 

 

 

 

 

 



 
 


 
 


 

 


 

 


 

 

 


 

-A-

  Abraş: İri yarı,biçimsiz.

  Aboskal: Bir işe ilk başlanılan yer.

  Acer: Pek yeni.

  Aftoz: Yar

  Afkurmak: Havlamak, boş konuşmak

  Ağu: Zehir.

  Ahan: İşte.

  Ahbin: Hayvan gübresi.

  Ahır: Hayvanların barındıkları yer.

  Ahlil: Hamsi kılçığı.

  Alaf: Hayvan yiyeceği.

  Alemira: Kendir yumağı.

  Alemit: Çıkrık.

  Anaç: Büyümüş, kemale ermiş

  Anaba: Fasulye,bakla.

  Ander: Uğursuz.

  Andon: Anlayışsız, kalın kafalı.

  Angona: Zararsız küçük yılan.

  Ankmak: Bahsetmek, anmak.

  Arahana: Örümcek.

  Arık: Zayıf,cılız.

  Arogop: Yeni büyüyen mısırın kurusu.

  Arkuri: Çapraz, yanlamasına

  tersine giden yol.

  Astos: Tembel.

  Aşana: Kiler.

  Ateşluk: Evin içindeki ocak.

  Avanak: Aptal,zavallı.

  Avlu: Evin kapı önü.

  Avuz (Ağuz): Yeni yavrulamış

  ineğin sütünden elde edilen madde.

  Ayan: Açık hava.


 

-B-

  Bafficca: Kurutulmuş fasulyenin

  Bakraç: Küçük kalaylı kap.

  Bakuze: Buğday unu ile yapılan keşkül benzeri tatlı.

  Bali:İneğin ahırda bağlandığı kazık.

  Banfi: İneklerin bağlandığı yer.

  Banoforti:Yük taşırken sırta alınan örtü.

  Bardi: Çakal.

  Basal: Otlayan hayvanları yere  bağlamak için  yere çakılan kazık.

  Becit: Acele

  Bedila: Altı düz yassı sepet

  Bel: Tarlayı derin kazmak için kullanılan çift ayaklı alet.

  Bet: Kötü.

  Beydava: Bedava

  Beydua: Beddua

  Beygana: Nine, büyükana

  Bezergenaşi: Fasulye turşusunun mısır ekmeği ile karıştırılması.

  Biçkı: Hızar.

  Bile: Birlikte, beraber.

  Bilegi: Ekmek pişirmek için yapılan içi oyulmuş taş tepsi.

  Bilema: Az, bir damla.

  Bişe: Bir şey.

  Bolaki: Umarım, belki, bu olur ki.

  Bulama: Yeni doğmuş ineğin sütünden yapılan süt tatlısı.

  Buldur: Geçen yıl.

  Buli: Civciv.

  Buzak: İnek yavrusu.

  kabuğuyla yapılan yemek.


 

-C-Ç-

  Cabula: Ayakkabı.

  Cağna: Yengeç.

  Cağra: Yün eğirme aleti.

  Cahavel: Çalı  süpürgesi.

  Caleps: Başaklama.

  Cameş: Manda.

  Carambula: Ağustos böceği.

  Carcara: Corar böceği.

  Cavuklamak: Tırmalamak.

  Cazi: Cadı.

  Cazu: Cadı.

  Cel (celi-seli): Mısır sapı.

  Celeb: Hayvan satın alıp kesen, kasap.

  Ceryan: Elektrik.

  Cibur: Ufak ,tefek.

  Cicil: Toprak solucanı.

  Cifin: Çalı çiçeği.

  Ciniviz: Açıkgöz, cin gibi.

  Cirihta: Yağda kızartılan çörek.

  Cisa: Kuş

  Ciya: Kıvılcım.

  Cordak: Evde yiyeceklerin konduğu oda.

  Cubuş: Meyve koçanı, fındığın üzerindeki yeşil kabuk.

  Cuhna: Tutan yemeğin dibi.

  Cumuklamak: Cimdiklemek.

  Cumur (Sumur): Mısır ekmeği, tereyağı ile yapılan yemek.

  Curan: Diken.

  Çakraç: El kumandalı mikser.

  Çalakop: Orağın büyük ve ucu düz olanı.

  Çalımat: Toplanan bitkinin geri kalan kısmı.

  Çarık: Deriden yapılan ayakkabı.

  Çaynık: Demlik, çaydanlık.

  Çenge: Çene.

  Çeper: Tarlanın etrafındaki parmaklık.

  Çifte: Ev ile çatı arasındaki bölüm.

  Çivit: Çekirdek.

  Çiyan: Kertenkele.

  Çomber: Yazma, eşarp, çember.

  Çor: Zehir, zıkkım.


 

-D-

  Dağar: Beşik lazımlığı.

  Dardağan: Dağınık.

  Delim (denim): Sefer, dönüm.

  Dink: Çay öğütme değirmeni.

  Direni: Tavan arası.

  Dolaylık: Bele sarılan önlük.


 

-E-

  Ebisoy: Öbür türlü.

  Ehya: Koku, reyiha.

  Eniş: İniş.

  Entare: Elbise, fistan.

  Eslek: Uysal.

  Esse: Doğru, sahi, essah.

  Evlek: Su yolu, hendek.

  Evza: Kibrit.

  -F-

  Façiya: Ateş,kıvılcım.

  Fafatora (farfara): Kelebek.

  Fanila: İç giysi.

  Fecar:  Çubuk sepeti.

  Feli: Kabağın kare,dikdörtgen şeklinde dilimlenmesi.

  Ferik: Genç tavuk.

  Fermane: İşlemeli kadın yeleği.

  Firahtı: Tarlaların etrafındaki basit parmaklık, çit.

  Firfilika: Yemekleri karıştırıcı, fırıldak.

  Firildak:

  Firfilo: Hafif rüzgar.

  Fistan: Kadın  elbisesi.

  Fitra: Mısırın küçüğü.

  Fodiya: Gaz lambası.

  Fodul: Fitne.

  Fol: Kümes hayvanlarının yumurtladığı yer.

  Folil (folit): Kabak ocağı.

  Folos: Çürük.Ekini çapalama.

  Foman: Sepetin yapıldığı fındık çubukları.

  Forotika: Kendirin işlenmiş hali, İnce şeffaf bez.

  Foter: Büyük şapka.

  Fuçi: Fındığın yeşil dış kabuğu.

  Fuduş: İneğin sütünden kesilmesi.

  Fufut: Vücutta oluşan sivilceler.

  Furno: Kurbağa.

  Fuska: Böğürtlen.Patlamış mısır.

  Fuşki: Pislik.

  Fuştul: Telaş.

  Futuş: Fındığın yeşil dış kabuğu.


 

-G-

  Gaban: Yamaç.

  Gadak: Manda yavrusu.

  Gağar: Baykuş.

  Galadiza: Taze mısır.

  Gavut: Buğday , arpa ve çivitten elde edilen kavrulmuş un.

  Gaybana: Menfur şey.

  Gazel: Yaprak

  Gazel: Yaprak.

  Gebre: Gübre.

  Gerdel: İneklerin yemlendiği tahtadan yapılan kova.

  Gobel: Yaramaz haylaz çocuk, fırlama.

  Golit: Sümüklü böcek.

  Gorbagor: Uğursuz (kadınlar için)

  Gordil: Düğüm.

  Gorgot: Mısır tanelerinin parçalanmışı.

  Gosva: Kara tavuk.

  Govit: Kaya balığı

  Gudal: Ucu çatallı çorba çırpıcı.

  Guduk: Uc ,gaga.

  Gugara: Meyve fındık dalı eğmeğe yarayan ucu eğri odun.

  Gugu: Öten bir kuş.

  Gugul: Otların toplanmış hali.

  Gugula: Fes külah.

  Guguvaga: Mantar.

  Gumuş: Dikenli kestane kozası.

  Guyusma: Feryat etmek,bağırmak.

  Ğarğarizma: Feryat etmek, bağırmak.

  Ğezep: Yaramaz baş belası, bela, gazap

  Ğuliya: Lahana yemeği.


 

-H-

  Hacabur: Yemek .

  Haçan: Madem ki, ne zaman ki.

  Hafis: Ham meyva.

  Hakket: Hakikaten.

  Halaz: Dolu.

  Halt:Bayburt’un Haldizen yaylasından olan.

  Hamarat: Çalışkan.

  Hamayil: Muska.

  Hamucara: Çilek (dağ çileği).

  Handoşer: Kirpi.

  Hanega: Eski evlerde, yayla evlerinde kiler. Hanecik.

  Hapşikol: Bir çeşit hamsili mısır ekmeği.

  Hars: Fasulye salatalık yetiştirmekte kullanılan sırık.

  Hartama: İnce çatı tahtası.

  Has: İyi.

  Haşıl: Kavrulmuş buğday unundan bir tür tatlı.

  Haşimdi: Hemen.

  Hatal: Eski.

  Hatika: Tahta balkon.

  Hatofolluk: Çöplük.

  Havan: Sarmİsak döveceği.

  Haviz: Mısır unu ile yapılan bir yemek.

  Hayat: Evin salonu.

  Hela: Tuvalet.

  Hemençe: Bir çeşit çanta (yöresel).

  Herek: Fasulye salatalık yetiştirmekte kullanılan sırık.

  Hers: Öfke, hİrs.

  Hılıca: Pişmemiş, taze mısır.

  Hızan: Kötü, çirkin.

  Hirli: Arlı uslu.

  Hohol: Toz,böcek.

  Hohor: Baykuş

  Holovşera: Kertenkele.

  Hoşot:  Mısırın dış kabuğu.

  Hubuç: Fındığın yeşil kabuğu.

  Hurtul: Pırtlak.


 

-İ-

  İbrik: Su kabı (kulplu).

  İdare Lambası: Gaz lambası.

  İfteri: Eğrelti otu.

  İğriz: Araziyi çabalamak derin kazmak.

  İskele: Merdiven.

  İstemli: Büyük gügüm.

  İşkebit: Eşek arısı.

  İşkilo: Köpek.


 

-K-

  Kafeka: Küçük güğüm.

  Kaful: Bitki ya da ağaç demeti.

  Kâhan: Mısırlar büyüdükden sonra yapılan ayıklama, çapalama.

  Kalander: Ocak ayı.

  Kalega: Küçük dana.

  Kalif: Küçük kulûbe.

  Kambol: Kaburka kemiği.

  Kapisal: Değirmenin küçük kanalı.

  Kapot: Palto.

  Karaymiş: Kara yemiş.

  Karnes: Bir çeşit ot.

  Kartol: Patates.

  Kaşıkçı: Kuyruklu kurbağa yavrusu.

  Katma: İplik.

  Katoful: Eşik, dış kapı eşiği (kadefor).

  Kaviya: Odunların üst üste  dizilmesi.

  Kavran: Yağ, peynir saklamak için tahtadan yapılan kap.

  Kayde vurmak: Besteli söz söylemek, birini kaale almamak.

  Kayde: Şarkınİn bestesi.

  Kaygana: Un ve hamsiden yapılan çörek.

  Kele (koyle): Bit.

  Kemre: Sığır gübresi.

  Kenef: Tuvalet.

  Kerenti: Tırpan.

  Kertel: İneğin yalak kabı.

  Keşan: Başa omuzlara örtülen yöresel atkı.

  Kıraça: İstavrit balığının incesi.

  Kıran: Karşı tepe.

  Kırga (virga): Bir tür çapa.

  Kıylı:Tepsi.

  Kiremül: Ocak zinciri (askısı).

  Kirika: Oyuncak.

  Kitipiyoz: Cimri.

  Kofi: Lahana sapı.

  Kofin: Kuru yaprak taşıma sepeti.

  Koğlil: Salyankoz,kokle.

  Kokla: Dantel yumağı.

  Kokoca: Böcek.

  Kolendar: Bağırsak.

  Koliva: Suda pişirilmiş taze mısır.

  Kolof: Buğday unundan yapılan küçük ev ekmeği .

  Kolof: Pidenin biraz kalını.

  Kom: Mezra,dağ evi.

  Komri: İskemle.

  Kopça: Düğme.

  Korkoç: Mısır tanesi.

  Korop: Küçük kulûbe.

  Koruk: Orman.

  Korz: Tahtadan yapılan oturak.

  Kosi: Kuluçkaya yatmak.

  Kot: 5  kiloluk ölçü.

  Kotol: Küt.

  Kovelik: Salyangoz.

  Kösre: Bilevi aracı.

  Kuba: Bardak.

  Kubli: Asma kilİt.

  Kuful: Meyvelerin çekirdeklerinin bulunduğu kısım.

  Kufur: Kalın odun parçası.

  Kukar: Ucu eğri dal eğmeye yarar.

  Kukul: Yığın tepesi.

  Kumul: Bir araya getirip toplamak, toprak yığını.

  Kumuş: Dikenli kestane kabuğu.

  Kunuba: Küçük sinek.

  Kurum: Kibir gösteriş.

  Kurun: Peynir kabı (tahtadan).

  Kurut: Yoğurtla yapılmış sert peynir.

  Kusina: Fırınlı soba.

  Kutliga: Hıçkırık.

  Kutur: Mısırın ufalandıktan sonraki odunsu kısmı.

  Kuymak: Yemek, mİsİr unu, peynir ve yağla yapİlan yöresel yemek.

  Kuyus: Bağırma.

  Kuyutça (kuvitça): Küçük el sepeti.

  Küfür: Kötü söz.

  Külfet: Ev halkı.

  Küspe: Sığır yemi.


 

-L-

  Lahmi: Köpeğin yediği kab

  Lahre: Sini altı

  Lahtura: Gevşek insan

  Laluş: Lal olan

  Lapa:  Mısır unundan yemek

  Lavuz: Mısır

  Layinka: Salıncak

  Lazut: Mısır

  Leğen: Çamaşır yıkanılan tekne

  Lenger: Büyük kap

  Libas : Elbise

  Ligarba: Ormanda yetişen bir çeşit meyve

  Lobiya: Fasulye

  Lodor: Ucuna torba bağlanıp meyve toplamaya yarar.

  Lori: Kabağın dikine bölünmesi


 

-M-

  Maçot: Beceriksiz , sakat

  Makoç: Mekik

  Malez: Sütten yapılan kabak yemeği

  Mamula: Diken meyvesi

  Mança: Çorba

  Maneya: Is, kül

  Maraz: Hastalık

  Martin: Tüfek

  Maşraba: Plastik su kabı

  Mayhoş: Ekşi

  Mazudal: Yabani ifteri

  Merek: Otların konulduğu yer

  Mertek: Çit

  Mezere: Yayla, küçük ev, köyden yukarıda ikinci ev.

  Mıh: Çivi

  Mıhlama: Peynir, yağ,un yemeği

  Mile: Misket, bilye

  Mintan: Gömlek

  Minzi: Taze peynir, çökelek

  Mirmiga: Karınca

  Miyanci: Görücü

  Mizmilak: Diken

  Momol: Küçük böcek, toz

  Morodiya: Hamsi, pazı, pırasa, patates, soğandan kiremit ve tepside yapılan yemek

  Mucurum: Felçli, beceriksiz

  Munzur:  Ağız burun bölgesi

  Musubet: Baş belası

  Muşi: Hayvanların ayakları

  Muşmul: Yeni dünya meyvesi

  Muşmula: Zerdali, yeni dünya

  Muzur: Meraklı, yaramaz, maraz çıkaran.


 

-N-

  Naçak: Küçük balta

  Nahır: Sürü

  Namazgah: Seccade

  Nanay:  Akılsız

  Nemrut: Hain

  Nife: Gelin

  Nuzul: Felç


 

-O-

  Ocak: Şömine

  Oflan: Raf

  Ofurmak: Üflemek