OF HALK EĞİTİMİ MERKEZİ

CUMHURİYET MAH NO:2 OF/TRABZON TEL:0462-771-51-62

OF TARİHİ

OF TARİHİ



 “OF”
un tarihine bakıldığında Mitoslu denizcilerce kurulan şehirler arasında yer
aldığı ve M.Ö. 312’de Pontus krallığı sınırlarına girene kadar bağımsız olduğu
yayımlanmakta olup bunu doğrulayan kesin kaynak yoktur.



   
Trabzon yöresinin Hititlere ait olduğunu M.Ö. 1900’lerde Hitit
İmparatorluğu’nun kurulduğu, M.Ö. 1200’lü yıllarda Hititler zayıflayınca Doğu
Karadeniz’de Azzi’ler diye bir topluluğun olduğu bütün tarih ders kitaplarında
ve tarihsel diğer kaynaklarda yazılıdır.



  
Trabzon ve çevresi ile ilgili en geniş bilgi Ksnophon’un yazdığı “ANABASİS”
adlı kitapta vardır. M.Ö. 400 yılında yazılan bu kitapta Trabzon’un şehir
dışında kalan yerleşim birimlerinden ve dağlılarından söz ederken “Banları” o
dönemin isimleri ile geniş olarak anlatır. Milletlerin Trabzon’u yaklaşık M.Ö.
750 yıllarında kurduğu bilindiğine göre aradaki dönemde Of’ta bağımsız bir
yönetimin olduğu söylenemez. Trabzon şehri Of ile birlikte Müslüman Türklerin
eline geçtiği 1461 yılına kadar Of’ta sırasıyla Koloniciler, Persler, Selefkiya
Krallığı, Pontus Krallığı, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu ve Trabzon
Rum Pontus İmparatorluğu hakim olmuştur. Rum Pontus İmparatorluğu sözünüdeki
Rum ibaresinin Yunanlılık ile ilgisi bulunmadığı ve kelime olarak Romalı
anlamına geldiği kesin olarak bilinmektedir. Ayrıca özellikle Bizans döneminde
Müslüman Arap ve Türklere karşı Bizanslılar çareyi Balkanlardan getirdikleri
bir çok Türk Boyunu Trabzon ve Of’tan başlayarak Güneye doğru  Akdeniz
sahiline kadar yerleştirmekle bulmuştur.yerleşen bu topluluklar genelde dağlık
bölgelere yerleşmişlerdir. Burada dilleri Rumca (Bugünkü Yunanca’da farklı)
dinleri Hristiyan, çoğu Kültürleri Türk olan insanlar vardı. Bu toplulukların
Kafkas insanı arasında Kültür ve yaşam biçimi bakımından çok benzerlik vardır.
Bunlarla ilgili geniş yayınlar ve belgeler Of-Hayrat Kültür ve Yardımlaşma
Derneği kütüphanesinde bulunmaktadır.



  
          Of 1461’de alındıktan
sonra Of’ta ilk Müslüman –Türk yerleşmesi genellikle asker aileleri kökenliler
tarafından Sulaklı ve Baltacı Derelerinin kıyı kesimlerinde olmuştur.



 
           Of’ta Müslüman
yerleşmesi ile ilgili kesin bilgiler arasında şu nüfus yapısı gösterilebilir.



  
          1515 yılında Of’ta
toplam 2465 Rum hane 49 Müslüman hane,



 
           1554 Yılında 
Of’ta toplam 2822 Rum hane 382 Müslüman hane,



  
          1583 Yılında Of’ta
toplam 3237 Rum hane  988 Müslüman hane vardı.



  
         1869 Yılında Trabzon Vilayet
salnamesine göre o tarihte Of’ta 22 bin 825 Müslüman  hane 358 Rum hane,



 
           1880 Trabzon
Vilayet Salnamesine göre, Of’ta 25 Bin 943 Müslüman hane, 442 Rum hane
yaşıyordu.



  
         Salnamelerdeki hane sayılarını
bu bölgedeki erkek Nüfus olarak değerlendirmek gerekir.



 Milli Mücadelede Of’un yeri



           
 Of tarihinin en önemli başarısını Milli mücadeleyi başlatarak elde etti.
1.Dünya savaşı sırasında Doğu Karadeniz’de cephe açan Ruslar, kısa tamcı içerisinde
Batim kuşatmasını, Arhavi (gümüşlü)z Aba deresi Savaşlarını kazanarak Rize’ye
gelmiş ve geldiği zaman fazla bir direnişle karşılaşmadan işgali
gerçekleştirmişti. Aynı rahatlıkla Of’u da geçeceğini düşünen Ruslar Mart 1919
da ummadıkları bir direnişle karşılaşarak büyük kayıplar verdi. Geriden takviye
kuvvet getirilmesine karşın Oflu yerli milislerce püskürtüldü. Şaşıran Rus birliklerine
karşı bizzat Trabzon Valisi Kadir Paşa komutasındaki birlikler Oflu Milisler
Trabzon hapishanesinden gönüllü olarak katılanlar ve daha sonra Çanakkale
Savaşının bitimiyle oradan sevk edilenlerle birlikte Of ve çevresinde Ruslara
karşı amansız bir mücadele başladı. Bu mücadeleye çevre kasaba ve köylerden de
katılanlar oldu. Ruslar bu mücadelede 21 gün oyalandı. Asıl amacı Karadeniz
üzerinden Erzurum bölgesine geçerek bölgesel kuşatmayı planlayan Rus orduları
Of direnişi sayesinde bu amaçlarına ulaşamayınca yeni planlar yapmak zorunda
bırakıldı. Of Halkı Ruslara esir düşmektense “Muhacirlik” e çıktılar. Günümüzde
Ordu, Samsun, Amasya, Çorum, Ankara, Bolu, Adapazarı gibi şehirlere
yerleşmişlerdir. Ofluların bu direnişi Milli Mücadelenin başlangıcı oldu.



  
           Oflular Rusları 21
gün durdurmayı başardıkları bu mücadelede kararlı ve takviye kuvvetlerini
toplayan Rus Orduları Denizden en büyük ve donanımlı zırhlılarını, Doğudan
Kalapatamoz (İyidere), Güneyden Bayburt, Sultan Murat Yaylası, Batıdan Sürmene
yakınlarına çıkarma yapıp Of’a Dört koldan saldırdı. Of bu saldırılar arasında
bırakılınca takviye kuvvet gelmeyince düştü. 2 Yıl esaret altında kaldı. 28
Şubat 1918 de tekrar Türk yönetimine geçti. 



Of Adının
Kaynağı



 
            Of adının
kaynağı kesin olarak bilinmemekle birlikte bu konuda çeşitli belirleme ve
tahminler yürütülmektedir.



 
           Bunlardan biri
Koman Türklerinden “Vatanı hiddetli bir şekilde korumak” anlamına gelen “OFŞİN”
kelimesinin zamanla söyleniş değişikliğine uğrayarak Of olarak kullanılmaya
dönüşmüş olabileceğidir.



           
   İkincisi ise Yunancada “Yılan kavi veya büklüm” anlamına gelen
“OFİS” kelimesinin kısaltılarak Of olarak kullanılması.



           
  Of’ un o zaman ki yollarının çok virajlı ve inişli çıkışlı 
olduğundan bu adın sürekli olarak kullanılmış olabileceği ileri sürülmektedir.
Ancak ilçenin en büyük akarsuyu olan Sulaklı Deresinin bir dönem ilçenin adı
olarak kullanıldığı Sulaklı kelimesinin Özbek Türklerinden “OYMAK” adı olduğu
ve ayrıca Of kelimesinin “SİLAH” anlamına geldiği dikkate alınırsa Of
kelimesinin Türkçe olduğu daha büyük ihtimali taşımaktadır.



 




Coğrafi Yapısı



 



Of Karadeniz
Bölgesinin sahilinde Trabzon İli Rize’nin ortalamasında yar almaktadır.
kuzeyinde Karadeniz, güneyinde Hayrat ve Dernekpazarı, doğusunda Rize ve
İyidere, batısında Sürmene bulunmaktadır. İlçenin yüzölçümü 330 km2 olup,
ortalama rakım 10 m.dir.
İlçede her mevsim yağış alan yazları serin ve yağışlı, kışları ılık ve yağışlı
Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir.



İlçemizin
önemli akarsuları Doğu Karadeniz dağlarının kuzey istikametinden doğarak
ilerledikçe yan kollar alarak büyüyen Sulaklı, Baltacı ve İyidere dereleridir.
Bunlar adeta birbirlerine paralel olarak Karadeniz’e ulaşır. Bu dereler ve yan
kolları Karadeniz dağlarının İlçemiz sınırlarında kalan bölümünü yine birbirine
paralel şekilde bölmüştür. Böylece İlçemiz arazileri sahilden Güney yönüne
doğru giderek yükselen fakat doğu-batı yönünde birbirine hemen hemen paralel
derin vadiler şeklinde engebeli bir konum içerisinde bulunmaktadır. Bu vadiler
arasında da yan yana uzun sırtlar veya yörede “Kıran” tabie edilen tepecikler
sıralanır. Bu tepelerden en yükseği Eskice Tepesidir. Doğu Karadeniz dağlarının
bir bölümü İlçemiz sınırlarında kalmaktadır. Sulaklı deresinin batısından
Değirmendere’ye kadar olan dağlara Trabzon Dağları, Sulaklı deresinin doğusunda
olan bölümüne de Soğanlı Dağları denir.



İlçemiz
güneyindeki bu dağlık bölgenin eteklerinde çeşitli yüksekliklerdeki plato ve
yaylalar yer alır.



Bu
platoların kuzey yönünde denize doğru alçalan ve özellikle vadi yamaçlarında
ormanlar yer almaktadır. Esasen oldukça fazla yağış alan yöremiz bitki örtüsü
yönünden oldukça zengindir. Hemen her çeşit ağaç çoğunlukla da kendiliğinden
yetişerek bütünüyle orman görünümü vermektedir.

 

Nüfus ve Ekonomi

 

İlçemizde
nüfus sayımının başladığı 1927 yılında nüfus büyüklüğü bakımından İl’in en
büyük İlçesi olan Of’un nüfusu idari değişikliklerden büyük ölçüde
etkilenmiştir. 1948 yılında Çaykara’nın İlçe olmasıyla Çaykara ve Dernekpazarı,
1990 yılında da Hayrat ve Balaban’ın Of’tan < etkisi da yağışların fazla
ve>



Toprak
dağılımı dengeli olup, küçük toprak mülkiyeti egemendir. Tarım işletmelerimiz
ancak geçimlik düzeyindedir.



Tarım
Arazisinin Dağılımı (Sayfanın en altında “Dosya Ekleri”nden ilgili dosyayı
indirip ayrıntılı inceleme yapabilirsiniz.)



İlçemizin
tarım arazilerinde ekilen, yetiştirilen ve üretilebilen ürün çeşitleri önem
sırasına göre şöyledir.



a) Yaş Çay
Üretimi: İlçemizde yaklaşık 100.000 dekar arazide çay üretimi yapılmaktadır.
1945 li yıllarda başlayan yaş çay üretimi giderek geniş alanlara yayılmıştır.
Yılda üç sürgün hasadıyla İlçenin bugünkü yıllık yaş çay alımı 118.888 ton
civarındadır. Yaklaşık 18-22 bin ton kuru çay elde edilmekte ve bu miktardaki
kuru çayın ekonomik olarak getirisi olan gayrı safi hasılasının ilçeye değeri
90-100 Milyondur. Kamu ve Özele Ait Çay Bilgilerini Gösterir Tablo(Dosya
eklerinden bakabilirsiniz!) Çaykur’a ait 5 çay fabrikasında yaklaşık 2145 daimi
ve geçici personel istihdam edilmektedir. Özel Sektör Çay Fabrikaları ile
beraber toplam istihdam miktarı 2370’i geçmektedir Resmi ve Özel bütün çay
fabrikalarımızda yıllık kuru çay üretimi miktarı ise 13,813 ton işlenmiş
çaydır.



b) Fındık
Tarımı: İlçemizde fındık üretim alanı 4 bin dekar civarında bulunmaktadır.
Mevcut alanlardan iklim şartlarına bağlı olarak 450-550 ton fındık üretimi
yapılmaktadır. 2005 yılında yaklaşık 400 ton civarında ürün elde edilmiş olup,
parasal değeri 2.000.000 YTL dir



c) Mısır
Üretimi: Yaklaşık 8000 dekar arazide mısır tarımı yapılmaktadır. 2600 ton
civarında üretim yapılmakta olup, çiftçimize gayrı safi hasılası 1.2-1.4
trilyon civarındadır.



d) Sebze ve
Meyvecilik: Tamamen doğa şartlarında yetiştirilen sebze ve meyveciliğin ve
Pazar değeri pek yoktur. Günlük tüketilir. Ancak her koşulda doğal olarak
yetiştirilen karalahana önemli bir yer tutar. Son yıllarda İlçemizde Seracılık
yaygınlaştığından, sera ürünlerinden salatalık ve marul çiftçilerimize önemli
kazançlar sağlamaya başlamıştır. Yukarıda bahsedilen ana ürünler yanında son
yıllarda alternatif ürün olarak Kivi, Ceviz ve Narenciyeye büyük yöneliş
olmaktadır. İl Özel İdaresi ve İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca
çiftçilerimizin fidan ihtiyacı karşılanmasına çalışılmaktadır. 2005 yılında
kiwide iyi nerim alınmış olup, yaklaşık 250-300 ton arasında meyve üretimi
sağlanmıştır. Ortalama 105 YTL/kg değer üzerinden çiftçimizin kiwisi satılmış
olup, elde kiwi kalmamıştır. Bu yıl Narenciye üretiminde son derece verimli
olup pazara indirilmiştir.



e) Personel
Durumu: İlçe Tarım Müdürlüğü iki katlı kendi hizmet binasında faaliyetlerini
sürdürmekte olup, 5 Mühendis, 1 Veteriner Hekim, 3 Teknisyen, 1 Veteriner
Sağlık Teknisyeni ve 1 Hizmetli görev yapmaktadır.



f) İlçe
Tarım Müdürlüğü Zirai Faaliyetleri: 2006 yılında çiftçilerimize bedeli
karşılığında verilmek üzere çeşitli tür ve cinste meyve fidanı dağıtılacaktır.
Yine Çiftçilerimize dağıtılmak üzere İl Özel İdaresinden temin edilecek
girdilerle birlikte Macar Fiği, kivi fidanı ve 25 aileye 10’ar kovanlık
S.Y.D.Vakfı Sosyal Riski Azaltma Fonundan proje teklifi yapılarak proje
uygulaması yapılacaktır. Ayrıca Müdürlüğümüz tarafından merkezde 2 adet
Arıcılık kursu düzenlenmesi planlanmıştır.



B.
HAYVANCILIK:



İlçemizin
Hayvan varlığı 2005 yılı sonu itibarıyla şöyledir. (Dosya eklerinden
bakabilirsiniz!)



Sahil şeridi
ve orta kesimde aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla daha ziyade süt
inekçiliği şeklinde kültür ırkı büyükbaş hayvan beslenir. Yüksek kesimlerde
yerli sığır ve küçükbaş hayvan yetiştirilir. Çay alanlarının mer’a ve otlaklar
aleyhine genişlemesi hayvancılığın gerilemesi sonucunu yaratmıştır. Geniş
yaylalar olmasına rağmen çok sayıda hayvan yetiştiriciliği görmemektedir.
İlçemizde son yıllarda hızlı bir düşüşe girmiş bulunmaktadır. 2005 yılı sonunda
tüm köyler şap aşılaması münasebetiyle taranmış olup büyük baş hayvan
varlığında büyük azalma olduğu tespit edilmiştir. Yılda ortalama 600 sığır suni
tohumlaması ihbarlı olarak yapılmaktadır. İlçemizde tarım alanında önemli
sayılabilecek toplumsal örgütlenme dikkati çekmektedir. 17 adet Tarımsal
Kalkınma Kooperatifi, 1 adet Tarım Kredi, 1 adet Fındık-Tarım Satış Kooperatifi,
1 adet Ziraat Odası Başkanlığı ve 2005 yılında bölgemizde kurulan Üzümsü Meyve
Üreticileri Birliği üretim-satış ve pazarlama konularında örgütlenmişler ve
faaliyetlerini sürdürmektedirler.



C. SANAYİ :



Çayda
tekelin kaldırılarak Özel Sektöre de çay işleme imkânının tanınmasıyla
İlçemizde işlenmiş çay sanayii oldukça gelişmiştir. Çaykur’un 5 adet Çay
Fabrikası 1970 li yıllardan sonra kurulmaya başlayarak üretime başlamıştır.
Tekelin kaldırılmasından sonra 7 adet Özel Sektöre ait çeşitli kapasitede ve kalitede
üretim yapmak üzere Özel Sektör Çay Fabrikası bugün üretimlerini
sürdürmektedir. Çaykur’a ait 5 çay fabrikasında yaklaşık 2145 daimi ve geçici
personel istihdam edilmektedir. Özel Sektör Çay fabrikaları ile beraber toplam
istihdam miktarı 2370’i geçmektedir.



İlçemiz
Eskipazar Beldesi sınırları içinde üretim yapan 1 adet özel sektöre ait Yem
Fabrikası vardır. Balık ve Hayvan yemi üretilen fabrikanın istihdam hacmi
küçüktür ve bir aile şirketi olarak örgütlenmiştir.



Meva Çay
Paketleme Makinesinin Bilgi Tablosu. (Dosya eklerinden bakabilirsiniz!)



İlçemiz
küçük sanayi içinde Orman ürünleri İşletme Tesisleri ile yapımı bitirilen Küçük
sanayi sitesi 1993 yılı sonunda hizmete açılmıştır.



D. TİCARET :



İlçemiz
Merkezinde her Perşembe günü kurulan Pazar oldukça canlıdır. Çevre İl ve
İlçelerden büyük bir kalabalık çeker. Ayrıca İlçe Merkezinde canlı bir ticari
hayatın yaşandığı gözlenmektedir. Her çeşit ticari emtianın alınıp satıldığı
ticari hayatta, işlenmiş çay, inşaat malzemeleri, ot alım-satımı ön sıralarda gelir.
İlçede Ziraat Bankası, Halk Bankası, İş Bankası, Yapı ve Kredi Bankası ve
Akbank’ın şubeleri vardır.